Yakut Gözlü Bin
Son Güncelleme: Salı, 05 Ocak 2010 13:25
Yazan: Dilek Dallıağ
Karanlık sokakların arasından çıkan dik başlı belki de bin başlı yakut gözlü efsanevi yılanın dili yani yaşamın dili uzanırsa bir yangına, soğuk arzuların dibine gömülesi bir yalnızlık başlar işte o anda…
Sinsi bir yalnız kalabalığın içindeki hüzün kavramlarına dikte kahkahası!
Soyut ve somut bakire zamanların size kalmasına dua mı edersiniz siz? Zaman belleğinizde hiç size ait olmadığı kadar aittir artık. İşte sinsice ilerleyen zamanın kaotik bir kâbusu oluverir böyle anlarda yalnızlığınız. Birden uğuldamaya başlayan kahkahaların aptal kahkahalar olma ötesinde size dikte edilenler olduğunu keşfediverirsiniz. Hüzün, zaman, yalnızlık ve kalabalığın içindeki kavramlarınızda bir mikserden geçirilir gibi sunulursunuz. Süslü bir bardak ışıltısı içinde şereflerine tokuşturulursunuz. Vitamini bol bir organik olarak boğazlarından afiyetle geçer bir beden patlaması olarak sağa sola atmosfere doğru bırakılırsınız. Posanız çıkmış, canı sıkılmış bir şekilde sunumu herkese yutturulmuş direnç kaynağı kompresi olarak yaşamınıza son noktayı koydurmuş olursunuz.
Harika ve şahane taktik sırlarıyla zamana damgayı vurmak sallaması_sağlaması!
İleri_ geri, belki iki ileri bir geri mehteran modeli olursunuz da “savrulun!” diye attığınız adım dileklerinizi, hücum kapılarına tekme niyetiyle tutulan bir tavşanın dudaklarından çekmeye cesaret edersiniz kim bilir! “Hayret!” diyesi bir hayhay_alıktan hay huyluğa geçiş zamanının kronometresine dik başlı, bin başlı yakut gözlü efsanevi yılanın, tavşanı diliyle sokup öldürme anında bir fotoğraf çektirip de mutlu olma zamanına yetişirseniz şayet! O zaman belki arzularınızın yangını söner elbet!
Buradan bakıldığında da buna heyhat_ demek gerek!
Saygılar zincirlemesi Part I
| Yorumlar |
|
Powered by !JoomlaComment 4.0alpha
3.25 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Dilek Dallıağ
- -