Ezih Manifestosu'na Giriş
Salı, 09 Haziran 2009 13:18
Yazan: Kadir Yiğit Us
Dünyada bir hayalet dolaşıyor: Kapitalizmin hayaleti.
İktidar, bu hayalettir ve zombilerin sömürüsü için iktidarı oluşturan tüm parçaları (görünmeyen beyni, kıldan ince kılıçtan keskince pençesi ve hayali ufuklardan taşan diş diş ağzı) bu sömürü için ittifak halindedir.
Sözde rakip gerçekte dost, kalleş kardeşlerin ittifakından müteşekkil iktidar çığlık çığlığa, tiz haykırışlarla diğerinin temsil ettiği izlenimi verilen konuşan etleri zombi olmakla suçlamakta. Yaftalamayın derken yaftalamayan var mı?
Bu gerçeklikten iki şey çıkıyor.
Suçlamalar gerçek. Artık tüm dünya zombi.
Ezilen zombilerin ve kadidi çıkmış yürüyen kılıç artıklarının, yani gömülü iskeletlerin; amaçlarını, tüm dünyaya ifşa etme ve “bizden olmayan zombidir, biz insanız” masalına bir manifestoyla bizzat karşı çıkmalarının tam zamanı.
Bu amaçla en değişik köklerden zombiler dolunay vakti, Karşıyaka ve Karacahmet mezarlığında toplandılar ve insan dilleri sayılan dillere çevrilmek üzere aşağıdaki manifestoyu oluşturdular.
I – İnkarcılar ve Zombiler
Bugüne kadarki tüm toplum tarihi şudur: Zombi sömürü mücadeleleri.
Özgür ile köle, imamla ile cemaat, mümin ile kafir, ağa ile maraba, usta ile çırak, ezcümle ezen ile ezilen, birbiriyle sürekli bir karşıtlık içinde bulunmuş, birbirine karşı gizli ya da açık kesintisiz bir mücadele sürdürdü; bu mücadele, mücadele eden sınıfların hep birlikte çöküşüyle sonuçlandı.
Tarihin daha önceki dönemlerinde, hemen her yerde toplumun değişik katmanlara tam bir ayrılmışlığını, toplumsal konumların çeşitli basamaklara ayrılmasını görüyoruz. Üstelik hemen her bir sınıf da kendi içinde özel bir basamaklılık gösteriyor.
Sözde insan denilen toplumun çökmesiyle oluşan modern toplum, sınıf karşıtlığını ortadan kaldırmış değil. Yalnızca, eskilerin yerine yeni sınıflar, yeni ikilikler, yeni ezme koşulları, yeni mücadele biçimleri getirdi.
Ne var ki çağımızın başlıca özelliği, karşıtlıkları basitleştirmiş ve çeşitlendirmiş olması. Giderek toplumun tümü birbirine düşman iki safa, birbirine doğrudan karşıt iki büyük sınıfa ayrılıyor: Burjuvazi ile proletarya. Şeriatçı ile Ulusalcı. Liberal ile Devletçi. İnkarcı ve Zombi.
Hayallerden sınıflamalar; sınıflamalardan sınıflar; sınıflardan hayali cemaatler; hayali cemaatlerden hayali ve aç bir ejderin parçaları oluştu ve kendi hayalini beslemek için etlerin hayalini çaldı.
Amerika'nın keşfi, Afrika'nın gemiyle dolanılması yükselen ejderhaya yepyeni bir sömürü alanı yarattı. Doğu Hint ve Çin pazarı, Amerika'nın sömürgeleştirilmesi, sömürgelerle alışveriş, mübadele araçlarında ve genel olarak metadaki artış, ticarete, gemiciliğe, sanayiye görülmemiş bir artış getirdi ve böylece de hayali cemaatin içindeki çöküntüye hızlı bir gelişme sağladı.
Sanayide o zamana kadarki feodal veya lonca yapılı işletme tarzı, yeni pazarlarla büyüyen talebi karşılamaz oldu. O yapıların yerini imalat aldı. Sanayi zombileri, lonca zombilerini bir kenara itti; zombilerin değişik cemaatler arasında bölünmesi, her bir zombinin büyüdükçe acıkan ejderhanın elinde kitlelerce bölünmesinin arkasına geçti.
Ama zombilerle beraber hayalet sürekli büyüyor, açlığı da sürekli artıyordu. Ejderhaya yem olmak üzere atölyelerde çalışmaları da yetmez oldu. İşte bu noktada buhar ve makineleşme, sanayi üretimine devrim getirdi. İmalat atölyelerinin yerini modern büyük sanayi alırken, sanayi orta kesiminin yerini de endüstri milyonerleri zombiler, tüm sanayi ordularının ölü generalleri, ister türbanlı ister türbansız, ister cemaatçi ister değil, her halükarda başka zombilere tapan ya da taptıran; bunu aç ejderhadan beklediği ikbal için yapan modern inkarcı zombiler aldı. Ve bu zombiler, zombi olmadıklarında birleşmede.
Sürekli genişleyen zombi sürüm ihtiyacını karşılamak için inkarcılar, yeryuvarlağının bütününe el atmakta. Her yerde yerleşmesi, her yerde yapılaşması, her yerde bağlantılar kurması, velev ki okul, velev ki gazete kurması gerekiyor.
Yaşadığına inanan zombiler, yüzyılı ancak bulan sınıf egemenliği süresinde, daha önceki kuşakların toplamından daha kitlesel ve daha muazzam üretim güçleri oluşturdu. Doğa güçlerinin dizginlenmesi, makineleşme, sayborglaşma, sanayide ve tarımda kimyanın kullanılması, buharlı gemi işleyişi, kruvazörler, uçak gemileri, demiryolları, havayolları, elektrikli telgraflar, televizyon, internet, dünyanın her bölümünde toprağın işlenebilir hale getirilmesi, genetiği oynanmış bitkiler, ırmakların ulaşım için düzenlenmesi, yerinden koparılan bütün insan toplulukları, tehcirler, kitle katliamları, savaş ve başka adlarla da olsa savaş…
Daha önceki hangi yüzyıl, zombilerin bağrında böylesine yok ediş güçlerinin yattığını sezmiş! Belki de arkamızdaki o görünmez aç ejderhanın hayaleti ki o her yıkımda büyümekte.
Demek ki gördük işte: İnkarcı zombilerin, kendini ortaya çıkardığı üretim ve değişim araçları, o gelişmiş tüketici gücü; yani uğruna kan dökülen, aç ve görünmez ejderhayı doyurmaz oldu. Bu ilişkiler ve tüketim tüketiliş zinciri, onu daha da büyüteceğine bir noktada frenliyordu. Giderek konuşan etlerdeki bu zombilik halleri bir o kadar çok kelepçelere dönüştü. Kelepçelerin parçalanması gerekiyordu, parçalanıyordu ki yeniden takılmak üzere.
Şimdi gözlerimizin önünde benzer bir hareket cereyan ediyor. İnkarcı zombilerin zombi üretim/tüketim ve değişim koşulları, zombi-mülkiyet ilişkileri, öylesine büyük tüketim ve değişim araçlarını oluşturma büyüsünü başarmış ki o zombi toplumu, ölüler diyarından kendi çağırdığı güçlere, yer altından beliren kemikten kalıtlara artık hükmedemez olan cinci hocalara, şamanlara, büyücülere dönmüş durumda.
Zombilik Mücadelesi: On yıllardan beri sanayi ve ticaretin tarihi, modern tüketici güçlerin, modern tüketim ilişkilerine karşı, inkarcı zombilerin ve zombilerin egemenliğinin hayali yaşam koşullarını oluşturan bu mülkiyet ilişkilerine karşı başkaldırısının tarihidir yalnızca.
Periyodik yinelenmeleriyle tüm zombi toplumunun varlığını sürekli artarak tehdit eden ve sorgulayan ticaret krizlerini anmak yeter. Ticaret krizlerinde, yalnız üretilen ürünlerin değil, oluşturulmuş tüketim güçlerin de büyük kesimi düzenlice yok oluyor.
Krizlerde öyle bir toplumsal bulaşıcı hastalık ortaya çıkıyor ki, bu hastalık tüm daha önceki dönemler için saçma görünürdü: domuzca zombi üretimi denen salgın bir hastalık.
Zombi topluma bir anda kendini barbarlık durumuna düşürülmüş buluyor; bir kıtlık, genel bir yok etme savaşı, tüm yaşamsal maddeleri toplumun elinden almış görünüyor; sanayi, ticaret yok edilmiş görünüyor, niçin?
O toplum aşırı uygarlığa, aşırı geçim aracına, aşırı sanayiye, aşırı ticarete sahip diye. Elinin altındaki üretici güçler, zombi-mülkiyet ilişkilerini desteklemeye hizmet etmiyor artık; tam tersine bu güçler, o ilişkilere büyük gelmeye başlamıştır, engellenirler; engellerden kurtuldukları zaman ise tüm zombi toplum düzenini bozuyorlar, zombi mülkiyetinin varlığını tehlikeye sokuyorlar. Zombi halleri, kendi ürettiği zombiliği kucaklamaya yetmeyecek kadar daralmış.
Peki inkarcı zombiler, krizleri ne yolla aşıyor? Bir yandan zombi üretim güçlerinin büyük bölümünü zorla yok etme, öbür yandan yeni zombi toplumlarını fethetme ve mevcut toplumu daha dibine kadar sömürme yollarıyla.
Yani? Aç ejderha hayaletinin, kapitalizmin, daha çok yönlü ve daha büyük krizleri hazırlama ve krizleri önleyici araçları daha da azaltma yoluyla.
İnkarcı zombilerin önceki iktidarı oluşturan, kendileri gibi dogmalara mahkum zombileri yere sermede kullandığı silahlar; pompalı tüfekler, kalaşnikoflar, kanaslar, biksiler, G3’ler, hafif anti tank silahları, mayınlar, yeraltından sahte bir hayatı yönetme, zombileri ve onların öldürdükleri zombileri yeraltına gömerek gizleme, dinleme, fişleme, susturma, bastırma, şimdi inkarcı zombilerin kendisine ve dolayısı ile aç ejderhanın ta kendisine yönelmiş durumda.
Böylece zombiler, kendi ölümünü getirecek silahları yapmakla kalmayıp, o silahları kullanacak zombiler de yarattı:
Modern köleler ve efendiler, zombiler!
| Yorumlar |
|
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||
3.25 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
K. Yiğit Us
- -